Judy İnceleme

Ah keşke şu hayatımı bir film yapsalar…


4
4 Beğeni

Öncelikle Renée Zellweger’in Altın Küre Ödül Töreni’nde en iyi kadın oyuncu ödülünü almasına hiç şaşırmadım. Çünkü o ödül töreninin jürisi belli ki Zellweger’i çok seviyor. Filmin ve oyunculukların nasıl olduklarına birazdan değineceğim ama gerçekten o ödül Zellweger’e mi verilmeliydi? Tartışılır. Oscar jürisinin 2003’te yaptığı seçimin bir telafisi midir bilinmez ama bu seneki Oscar’larda da yer alacağını şimdiden söyleyebilirim. Belki de bu sene ödülü Zellweger’e verirler. Kim bilir? (Editör Notu: Mert bu yazıyı yazdığında henüz Oscar Ödülleri dağıtılmamıştı)

Film ilk olarak Amerika’da yapılan Telluride Film Festival’inde 30 Ağustos 2019 günü gösterildi ve devamında birçok ülkeye dağıtıldı. Bizde de 3 Ocak’ta vizyona girdi ve ilk hafta sonunda gerek hasılatıyla, gerekse izleme sayısıyla 11. sırada kaldı. Demek ki biz Judy Garland kim o kadar da merak etmiyoruz veya tanımıyoruz. Umarım ilerleyen zamanlarda daha iyi sonuçlar alır.

Filmde çalışan ekibe de şöyle bir bakacak olursak yönetmen koltuğunda Rupert Goold oturuyor. Senarist Tom Edge, sinematograf Ole Bratt Birkeland. Ana oyuncular ise Renée Zellweger, Jessie Buckley, Finn Wittrock. Aslında fena olmayan bir ekip, bakalım film nasıl olmuş?

Kısa Kısa

Tanımayanlar için öncelikle biraz Judy Garland kimdir onu anlatayım:

Judy Garland 1922’de dünyaya gelmiş ve daha çocukken Hollywood’un altın zamanlarında yıldızlaşmış bir oyuncu. Bu yıldızı keşfeden ise MGM’in o zamanlarda başında olan adam Louis B. Mayer. Aile tarafından hiç yüzü gülmemiş olan Judy’yi yaşadığı hayattan çıkarıp sinemanın büyülü dünyasına bırakmış ama bahtsız hayatı burada da peşini bırakmamış. Film de bu trajik ve kısa hayatı konu alıyor.

Bu genç oyuncunun yıldızının parladığı ve bizim de kendisini tanıdığımız filmi Wizard of Oz yani Oz Büyücüsü. Bu rolüyle herkesin gözüne girmiş ve bir anda çoğu filmin aranan çocuk yüzü olmuş ve birçoğunda başrol oynamış. Yakın tarihlerde seyrettiğimiz Bir Yıldız Doğuyor (A Star Is Born) filminin ikinci versiyonunda da bizzat başrol oynamış. Sonraki yıllarında oyunculuk dışında özel müzikal gecelerde ana şov kadını olarak çalışmış ve birçok albüme imza atmış ama eskiden yaşadığı hayatın ağırlığını kaldıramayıp zamanla bir çöküşe girmiş.

Judy2

Bir Zamanlar Chicago’da

Bilirsiniz ki Renée Zellweger’in öne çıktığı ilk film Chicago’dur. Bu filmin türü her ne kadar biyografi olsa da müzikal işin içine girdiği zaman insan ister istemez Chicago’daki oyunculuk ile kıyaslama yapıyor. Bana sorarsanız film yapımcıları, o filmdeki oyunculuğu baz alarak bir Judy Garland oluşturup, onu oynamasını istemişler. Çünkü yer yer oradakine benzeyen hareketli oyunculuk ve mimikler göze çarpıyor ama benim değineceğim bu filmdeki oyunculuğu.

Zellweger film için Judy Garland olmayı iyi başarmış. Belki de olmak için biraz fazla zorlamış olabilir. Çünkü bazı yerlerde oyunculukta inandırıcılığı fazlasıyla yitiriyor. Bu sorun tamamen oyunculuktandır diyemeyiz çünkü oyuncular belirli bir metne uymak zorundalar. Şimdi asıl konumuza gelecek olursak ödülü hak ediyor muydu? Bana sorarsanız etmiyordu. Niye diye soracak olursanız, ben Zellweger’in en iyi oyunculuğu olduğunu düşünmüyorum. Judy Garland’ın orijinal film ve röportaj kesitlerini izlediğiniz zaman hem gerçeğe yakın, hem de gerçekten çok uzak olduğunu fark edeceksiniz. Gerçekten uzak diye belirttiğim; oyuncunun her filminde gördüğümüz mimik ve jestlerinin, biyografide işlenen gerçek kişiye uyum sağlamadığı anlar. Çoğu kişi buna oyuncunun imzası der, bana göre o imza her filme uymaz. Altın Küre’deki diğer adaylara da baktığımızda ben ilk sırayı Zellweger’e vermem.

Bazı sahnelerde ana karakter dışındaki oyunculuklar parlıyor ama genele baktığımızda Judy karakteri dahil ortalama bir performansta kalıyorlar. Zellweger’in oyunculuğuna güvenip üstüne düşmemiş de olabilirler. Artı olabilecek bir kısım ise; bazı oyuncuların canlandırdığı karakterlerin hissi izleyiciye geçiyor.

Judy3

Ya Şundadır Ya Bunda

Bu filmin ortalama bir seviyede kalmasının en önemli sebebi senaryo. Oyunculuğu bir kenara bırakırsak, biyografi türünde son zamanlardaki kötü senaryolardan biri. Filmin kullanabileceği birçok materyal var iken sadece belli birkaç katmanı ele alıp, onları da çok minik noktalarla bağlaması tabiri caizse baştan savma bir iş olmuş. Bu tip filmler, biyografisi yazılan kişinin hayatının ne kadar zorlu ve dramatik olduğunu göstermek için yapılıyor ama nedense filmde dramı neredeyse hiç hissetmiyorsunuz.

Son zamanlarda birçok oyuncunun veya sanatçının biyografisini izledik. İyi veya kötü, hayatı anlatılan kişiyle bir bağ kurduk ama Judy’le o bağı kurmamız için çaba göstermemiz gerekiyor. Bu da filmin eksik yanlarının göstergesi oluyor.

Elbette hem yazım olarak, hem sinematografi olarak o istenilen nokta vuruşlarını yapan iyi yerler var. İzleyiciyi sarsan, beğeneceğiniz kısımlara rağmen film; o ele aldığı ve trajisini anlatması, hatta dramasını göstermesi gereken katmanlarında o kadar bir monotonluğa giriyor ki,bittiğinde aklınızda sadece filmin sonu kalıyor.

Filmde yazılmış 3 ana kısım var. Genç Judy, sahne şovları ve özel hayatı. Yazım açısından en sevdiğim genç Judy oldu. Orada da hoşlanmadığım yanlar elbette var ama filmin genelinde en beğendiğim o bölüm oldu. Asıl önemli noktalardan biri olmasına rağmen, sahne şovlarının üzerinde çok durulmamış. Özel hayata zaten girmemeyim, asıl dramı oradan almamız gerekiyordu. Bence oyunculuğu da aşağı çeken senaryo ve on ikiden vuramayan sinematografi.

Kalbe Dokunan

Judy aynı zamanda bir ses sanatçısı olup albüm çıkardığından, müzikler tabii ki kendisine ait. Renée Zellweger de iyi seslendirmiş. O yüzden müzik kısmında eksik bulmak çok zor. Filmi izlemeden önce Judy Garland’ın bestelerini dinlemenizi ve kulak aşinalığı oluşturmanızı tavsiye ederim. Özellikle en bilinen şarkısı Over The Rainbow’u öneririm.

Judy4

Son Söz

Judy bana göre aceleye getirilmiş bir film. Daha fazla üzerine düşünülüp daha iyi yapılabilirdi. İzlediğimden pişman mıyım? Kesinlikle hayır. Örnek almamız, bizi derinden etkilemesi ve ders çıkarmamız gereken hikayelerin bu kadar kötü sunulması üzücü. Yönetmen Rupert Goold başka bir biyografi çekmek isterse dersine daha iyi çalışmalı.

Genel olarak filmle alakalı düşüncem nötr. Ne çok iyi, ne de çok kötü, ortalama seviyede bir film. Bakalım izleyince siz neler düşüneceksiniz?


Judy Garland’ın şarkıları
Yer yer tatmin edici sinematografi ve senaryo
Genelinde Renée Zellweger’in oyunculuğu
Drama neredeyse hiç yok
Çok az harmanlanmış içerik
Aceleye getirilmiş özensiz birçok şey
Bazen gerçek dışı, inandırıcı olmayan ve klasikleşmiş anlar
Filmin sonunun geri kalanından daha iyi olması

Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

4
4 Beğeni

Sizin Tepkiniz Nedir?

Galb Galb
3
Galb
Nezih Nezih
1
Nezih
Yogardık Yogardık
0
Yogardık
Öpük Öpük
0
Öpük
Ayıb Ayıb
0
Ayıb
Kırdın Kırdın
0
Kırdın

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir